Dönüşüm nasıl başlar?
Kendine karşı dürüst olmak
Kendine karşı dürüst olan insan, kendini olduğu gibi görebilendir. Ancak olduğumuz gibi kabul edilmenin ne demek olduğunu bilmeden büyüdüğümüz bir çağda neredeyse herkes varlığından ötürü içinde ciddi bir utanç ve suçluluk hissi taşıyor. Hayat yolunu gerçekte ne olduğumuzu merak ederek değil, bu yola serili utanç ve suçluluk mayınlarına basmamak için gerektiğinde bize ait o özgün rotadan çıkarak yürümeye çalışıyoruz.
Dürüst yaşamak kolay değil. Savunma mekanizmamız gereği baş edemeyeceğimiz şeyler bilinçli alanımızda kalamıyor ve bilinçdışının karanlık sularına gömülüyor. Her koşulda kendimizi kandırabilmemizin ve en başta kendimizi aldatmamızın yolu da bu şekilde açılıyor.
Olandaki payımızı kabul edebilir veya olanla ilişkili duyguları göğüsleyebilir hale geldikçe gömülü olanlar kendini gösterebiliyor.
Sorumluluk almak
İnsan, kendini yaşadığı ilişkilerden, toplumdan ve o toplumun içindeki yozlaşmadan kopuk görmeye meyilli.
Herhangi bir soruna tanık olduğunda profesyonel bir tenis oyuncusu gibi topu hemen eşine, ailesine, yöneticilere, karşı partiye veya bilimum dış güçlere atıyor; ve sayı kaybetmekten kurtuluyor. Sayı yememeye o kadar odaklanılmış ki herkes kavgadan, kutuplaşmadan şikayet etse de çoğu insan o topun en başta neden orada olduğuyla, neden ortada iki taraf olduğuyla ve bunların birbiriyle neden rekabet ettiğiyle ilgilenmiyor.
Faaliyet bitiminde ebeveynlerinin gelip eve götüreceği çocuklar gibi birey olmaya dair sorumluluklarımızı sahiplenmeyi reddediyoruz ama baktığında hepimiz mutlu ilişkiler ve huzur dolu bir dünyada yaşamak istiyoruz.
Neden başka seçeneğimiz yok?
Doğru sorumluluğu ve bunun getirdiği gerçek gücü sahiplenmedikçe, kötülüğü yalnızca “kötü bellediklerimize” atfedip işin içinden sıyrıldıkça sadece şikayet ederek ve başkalarına karşı büyüklenerek yaşıyor; sahte bir tatmin hissini gerçeğe tercih ediyoruz. Bu da gerçek çözümlere asla ulaşamadığımız sonu gelmeyen bir acı sarmalı yaratıyor.
Bir yandan duygusal olarak iyileşmek istediğini söyleyen bir çok insan da var ki bunu kendine karşı dürüst olmadan ve sorumluluk almadan yapmaya çalışıyor. Yani esas niyet, gerçeğe ulaşmak yerine kendi pozisyonunu doğrulamak. Bir çok yol deneseler de bir şeyleri değiştirememiş olmanın bilinçsizce hayal kırıklığını yaşıyorlar veya bu şekilde diğer herkese değişmek için ellerinden geleni yaptıklarını ama olmadığını gösteriyorlar.
Halbuki sorun en baştaki yaklaşım şeklinde. Henüz kaldıramayacak durumda olduğumuz şeyleri reddetme hali hepimiz için geçerli ve gayet normal bir durum. Hatta bu bizi hayatta tutan şey. Bizim atabileceğiniz ilk güvenli adım ise tamamen dürüst olmaya ve bununla ilgili doğru sorumluluğu almaya niyet etmek. Sonrası zaten hazır olduğumuz hızda ve bizim için nasıl doğruysa kendiliğinden şekillenecek.
Gerçek, özgürlüktür.
Seçim sizin.